The Map of the Sounds of Tokyo





Bana hiç tek çocuk mu olduğunu
ya da erkek veya kız kardeşi olup olmadığını
hatta ailesinin hayatta olup olmadığını...
okulda iyi notlar aldığını...
Savaş ve Barışı'ı okuyup okumadığını.
Tanrıya inanıp inanmadığını...
sokakta yaşlı bir kadın gördüğünde
kendine...
yaşlanınca nasıl görüneceğini sorup sormadığını...
hiç acı çekip çekmediğini.
aşık olup olmadığını

anlatmadı.



Bir süre sonra
ben de sormayı bıraktım.



Kavalalı Mehmet Ali Paşa


Kavalalı Mehmet Ali Paşa. Resmiyle yetinmeyin. Okudukça, araştırdıkça, ilginizi çekecek sizi şaşırtacak, gerçekten ilginç bir karakter. Sevdiğim tarih figürlerinden birisi.

Aslında zamanında Osmanlı'yı da şaşırtmıştı.

Neredeyse sıfırdan yükselip en tepeye çıkmış olan Kavalalı önce komutanlığa daha sonra valiliğe kadar yükseldi. Mısırda birçok ıslahat gerçekleştirdi. Görünüşte imparatorluğun sıradan bir valisiydi. Gerçekte ise bu hiç öyle olmadı.

2.Mahmut, Mora'daki isyanı bastırmak için Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan yardım istedi. Karşılığında ise Mora ve Girit valilikleri sözünü verdi. İsyan oğlu tarafından bastırıldıktan sonra Mora'nın Yunanistan'a verilmesi kendisine ise Suriye ve Girit'in verilmesine öfkelenen Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyan etti ve orduları Kütahya'ya kadar ilerledi. (Kütahya - İstanbul arası 353 km bu arada) 

Bu durum karşısında çıkarları zedelenen büyük abiler Rusya ve İngiltere'nin araya girmesiyle taraflar arasında iş daha fazla büyümeden Kütahya anlaşması imzalandı. Ancak Osmanlı tekrar kaybeden oldu. Başta söz verdiği valiliklerin yanı sıra Cidde ve Adana valiliğini de vermek zorunda kaldı. 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa'yı yıllar sonra okuduğum bir kitapta tekrar gördüm. 
Matematikten tekrar nefret ettim.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya tekrar hayret ettim.


  
"Dinle beni, dedi. Hani şu bizim evde torunuyuz diye övündüğümüz Kavalalı Mehmet Ali Paşa yok mu? Mısır'ı bir yandan soyup soğana çevirmiş ama, oraya medeniyette sokmuştur. Kusurları kadar meziyetleri de saymakla tükenmez. Harikulade bir adam olduğunda kimsenin şüphesi yoktur.
İşte bu harikulade adam 45 yaşından sonra yazı yazmayı öğrenmiştir. 45 yaşından sonra! Hiç hesap tahsil etmediği halde pek güzel hesap yaparmış. Anladın mı? Sen ister bu adamın torunu ol, ister olma, bilesin ki, adam olmak için de, büyük adam olmak için de matematik imtihanına girmek şart değildir!"
                                                                                                  Peyami Safa - Yalnızız 





Hatıralar, Tanıklıklar, Yaşanmışlıklar



Hatıralar

Unutmak istemedikleriniz.

"ne öğrendik bu aşktan: insan bir gün herkesi unutabilir.
hangi gün? yakın zamanda mı, uzaklarda bir gün mü? zamanla unutulur mu bir şeyler? sahi unutmak diye bir şey var mı? hafızandan görünüşünü, sesini; kalbinden hissettirdiklerini silip atabilir misin? unutmaya çalıştıkça hatırlamaz mısın? 
en önemlisi; unutmak ister misin?"
emrah serbes

                             


Tanıklıklar

Birinci tekil şahısların, üçüncü tekil şahıs olarak gördükleri.


....cinayeti kör bir kayıkçı gördü
ben gördüm kulaklarım gördü
vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
hiç biriniz orada yoktunuz...
haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir kayıkçı gördü
                                                ben vursam kendimi vuracaktım

atilla ilhan


Yaşanmışlıklar

Arkada kalanlar.

sıla derdine düşünce anlarsın
yunanlıyla kardeş olduğunu
bir rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde istanbul çocuğunu
....
...önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra rum şiveli türkçeler
o Boğaz'dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın
          bülent ecevit